A R A S A T

Standart

 

Şehrin sisli akşamlarında bulut bulut sen oluyorsun

Gözlerimde…

Bakışlarından arta kalan bir lezzet

Anlatılmaz…

Sekizinci gününü beklemekten yoruldum

Haftanın…

Pazar’ dan önce hep sen geliyorsun aklıma

Gözlerimi hiç ayırmadığım penceremden

Giren güneş getiriyor serencâmını hayâlinin

Saçlarındaki rayihânın ferahlığını bulamıyorum

Gayrıdan…

Şimdi tutamadığım ellerindeki şefkati arıyorum

Tutabildiğim her şeyde.

Dudaklarından dökülen kelimelerdeki ahenge hasret,

Sesindeki senfoniyi dinleyemiyorum.

Bir eski taş plâktan kopup gelen esrarlı tınısında saklı kalmış

Özlemi çağrıştıran ezgilerinde…

Daha ben sırrını çözememişken gidişinin

Hüzün içinde sevinç ve sevinç içinde hüzün taşıyan anılara baktım

Bir kuşun kanat çırpışlarındaki ahenk içinde diziliydiler

Gelişin, gülüşün, bıkkınlıkların, yakarışların, gidişin

Bir ince romanın heyecanlı sayfaları gibiydiler…

Şu eski Osmanlı Çeşmesi önünde buluşmalarımız

Sonrasında şen şakrak koşuşturmalar

Ve akşamı ettiğimiz mekândan her ayrılışımız dayanılmaz bir vedâ,

Bir sonraki en coşkulu vuslatımız olurdu.

Seneler seneleri kovaladı ve biz bir türlü noktayı koyamadık.

Bu kopuk kopuk bedraberliğin devamlılığına.

Nifak ve şüphe kasırgasının birimizi şarka, diğerimizi garba

Fırlattığı noktada şimdi hala beklemedeyiz.

Neyi bekliyorsak,

Bilmiyoruz…

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s