ÇANAKKALE ASLÂ GEÇİLEMEYECEK !!!

Standart

Çanakkale Şehidi dedem Piyade Er     Kantarcızâde Ali oğlu Mehmed’ e ithafen…

Yüzyılların en zâlimi henüz on küsur yaşlarındaydı,
İhtiyar Dünyanın mezat pazarı leş arayışındaydı …
***
Emperyal canavar ne toprağa, ne de kana doyuyordu .
Yeryüzü haritasında bir yerleri haydutlar arsızca soyuyordu…
***
Azalan sömürü toprakları zâlime hiç yetmiyordu;
Osmanlı uhdesinde Ortadoğu iştahlar çekiyordu…
***
Meşrutiyet adıyla ülkeye taşeron bir dikta gelmişti
Sultan Abdülhamit Han ise birkaç yıl önce hal edilmişti…
***
Ne kadar hain varda o ortamda coştular;
Ermenisi, Yahudisi, Rumuyla hıyanete koştular…
***
Selanik hıyanetin, ihanetin başşehiri olmuştu,
Şehir alabildiğine Siyonist localarla dolmuştu…
***
İttihat Terakki ütopyadan bir alâmete binmişti;
Kıyametin çok yakın olduğu o günlerde bilinmişti…
***
Dünya Savaşı denen felâket kapımızı çalmıştı,
Bir mâcera uğruna Osmanlı bu furyaya dalmıştı…
***
Bu karar sonucunda Londra’ da itilafcı devletler ,
Çanakkale Boğazı’ nı delerek geçmeye ahdettiler…
***
Biliyorlardı ki Osmanlı bir yaşlı hasta adam idi;
Boğazdaki tahkimatı da istilaya engel değildi…
***
Üç Kasım’da mağrur Britanya başlattı ilk saldırıyı ;
Düşmüyordu bir türlü Boğaz, direniyordu bütün kıyı…
***
Zulmün filoları denizin üstünde apışıp kalmıştı;
Sanayisi iflastı savaşın, iman nasibin almıştı..
***
Sırtında devasa mermi Mehmed oğlu Seyyid Onbaşı’ nın;
Bekliyordu inmeyi öfkesiyle kalbine donanmanın…
***
Kudurmuştu haçlılar, son darbeyi hayallerle seçtiler;
Mart’ ın onsekizinde bu hayali yaşamaya geçtiler…
***
Evdeki hesaplar aynı sebeple uymamıştı çarşıya;
“İman dolu serhaddi“ ile geldiler karşı karşıya…
***
On altı harp gemisi ile düşman tabyaları dövüyordu
Çanakkale ateşlerin içinde yanarken ölüyordu…
***
Boğaz’ ın düşmesine ramak kalmıştı ki mucize geldi,
Bomba Fransız’ ın Bouvet zırhlısını kalbinden deldi…
***
Az önce Seyid Onbaşı’ nın omzundan topa sürülmüştü;
İstilâcıların hevesleri o saatte dürülmüştü…
***
Mehmetciğin imanı çakal sürüsüne elbette yetti;
O devasâ armada hedeften bir anda tornistan etti…
***
Denizden olmamıştı, bir de karadan deneyeceklerdi;
Artık Bin dokuz yüzon beş Nisanı’ nı bekleyeceklerdi…
***
O gün geldiğinde binlerce İngiliz, Fransız askeri;
Seddülbahir ve Morto’ ya yaşatırken bir kanlı mahşeri …
***
Anafarta ve Arıburnu‘ nda destanlar yazılıyordu;
Düşman için toprağa siperden mezarlar kazılıyordu…
***
Bu hal bin dokuz yüz on altı Ocağına kadar sürecekti;
Sonunda çılgın devin defteri zaferle dürülecekti…
***
Zafer sonunda iki yüz elli üç bin idi şehidlerimiz;
Liseli, üniversiteli ne kadar varsa eridi gençlerimiz…
***
Candan geçmese idi onlar hiç bu ülke kurtulur muydu ?
Ezanlar okunur , analar, bebeler huzuru bulur muydu ?..
***
Vahşi Batı hezimetini yıllarca hiç unutmayacaktı;
Türkiyem ne zaman zevâle düşse fırsatı kollayacaktı…
***
İşte o gün bu gündür Avrupa hep bu intikamın peşinde ;
Tüm çabaları, bir şekilde Türkiye’ nin yok edilişinde …

***
Ülke tam yüz senedir yaşanan darbeler, başkaldırılarda,
Hep yaşadı bu rekabeti kanlı, kancık saldırılarda…
***
Derin devlet eliyle oynandı hep, bildiriler, darbeler ;
Postmodern zamanlarda sahnelendi geziler, paraleller…
***
Ne yapsalar, ne etseler plânları hep yok olacaktı;
Bin yıllık zamanların Anadolu’su yine Türk kalacaktı…
***
Çünkü o “Âsım’ ın Nesli “yatağından kalkmıştı dirilerek ;
Âkifce “ Arkadaş yurdumu alçaklara uğratma” diyerek…
***
Hilâl ve Sâlip’ in kavgası kıyamete dek böyle sürecek
Çanakkale asla geçilemeyecek; yaşayanlar görecek …

Salih Zeki Çavdaroğlu
31. Aralık.2014

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s