BİR DİP NOT :

Standart

Biliyorsun ki;aylardır, ne ayı kaç yıldır, sana olan hayranlığım,tutkum,özlemim ve aşkımı haykırdım durdum. Ama ne fayda, bu ısrarımı sen ya hiç tınmadın, ya kulak arkası ettin, ya da açıkça tepki verdin.

 

Oysa sana olan sevgi ve saygımdan dolayı, aynen benim sana olan tutkumu, senin hemcinsin bir dünyalar güzeli bana haykırıyordu. Ben de onca yıl kayıtsız kaldım ona karşı.

 

Ancak anladım ki hem sana; hem de ona karşı olan tavrım oldukça yanlış imiş…

 

FERAHNÂK

Reklamlar

ŞÜKÜR VAKİTLERİNDEYİM…  

Standart

 

Sen girdin ya hayatıma, o gün işte;

Öldüm…

Sonrasında yeni bir hayata doğmak adına.

Sen oldun her şeyim, dünyam değişti;

Senden önceki bütün simâları nazarımda hükümsüz ettin.

Belleğimde nisyâna gark oldu gelişinle geçmişim,

Resimlerin şâhidimdir muhabbetine,

Gece-gündüz haşır neşir olduğum resimlerin.

Anlatsın onlar sana olan düşkünlüğümü

Hiç görmesem de dünya gözüyle

Varsa sen, yoksa sen, yaşanan dünyam oldun…

Bu yüzden dolup taşan fersûde simâlar albümümü

Tereddütsüz ve bir anda yırtıp attım.

O günden beri yetimin gibi sana hasret

Öksüzün gibi sana muhtacım.

Sen bir Kaf Dağı Masalı Prensesi gerçeğinde ,

Bir Anka kuşu misâli pırpır ediyorsun yüreğimde

Şükrediyorum Yaradanıma her vakitte,

Sen gibi bir mûtenâ, bir müstesnâ güzelliği,

Sen gibi özel ve has kulunu, sevdirdi ya bana;

Şükürler olsun…

 

Ferahnâk -5 Mayıs 2016

SENİN GİBİ SUSTUM SONUNDA …  

Standart

 

Seni ne zaman ki tanıdım;

O günden beri sana benzemeye başladım…

Biteviye sana dönüşüyordum;

Önce senin gibi baktım,

Sonra, senin gibi görmeye başladım.

Senin gibi düşünmek, senin gibi özlemek ne güzeldi…

Senin gibi itidalli, hoşgörülü, iffetli olmaya başladım;

Sen gibi olmuştum; bütün vasıflarımla…

Sadece cinsiyetimi koruyabiliyordum

Sana benzemeyen bir buydu, bir de gevezeliğim.

Sonunda sustum

Sükûtumu da senden aldım aynen,

Ve ebediyen susturdun beni bu hasletini de giydirerek.

İyi mi oldu sanki

Acep !!!

 

Ferahnâk- 1 Mayıs 2016

 

S U L T A N …

Standart

Müşfik yüreğine misafir oldum ;

Ana kucağında bebe gibiyim .

Bu yüzden nazım hep sana geçiyor ;

Şımardım sevginle bak ne hâl oldum…

***

Devâsın derdime, ilaç misali,

 Mah yüzünde gördüm âlâ cenneti ,

Beklerim sözünden müjde visali ,

Sevdânla ben sanki pürtelâş oldum…

***

 Sen ömrümün râyihası, gülüsün ;

Bir sözünle cennet olur hayatım.

Kederimi imhâ eder gülüşün,

Seninle ben adam oldum,kul oldum…

***

SULTAN’ ımsın,hayatımsın,canımsın;

Hep seni bekliyor , düşünüyorum.

Muhtaçlığım, damarımda kanımsın,

Hasretinle, bilemezsin kül oldum…

 

 

24 Nisan 2016- 04.35

 

 

VAKT-İ SEHERİN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI…

Standart

Geceden sabaha koşar gibiyim,

Tarifsiz bir zaman içinde kaldım.

Sebepsiz, apansız, yandım, bunaldım;

Saati bekleyen yolcu gibiyim…

***

Titrer dakikalar hasretle, hazla,

Unuttum kendimi, şaşırdım kaldım.

Olmadı kalbimi elime aldım;

Gelecek okuyan falcı gibiyim…

***

Şafak vakitleri ser vermek gibi,

Boynumu cellada uzattım kaldım.

Nefesim kesildi, onca daraldım;

Ecele  yol açmış sancı gibiyim…

***

Salih’ im gam çekmem Allah kerimdir,

Alnımı secdeye âmâde kıldım.

Dünya ahvâlinden epey sıkıldım;

Nasuh tövbesinde hancı gibiyim…

 

20 Nisan 2016-  04.45

DEMEK Kİ …

Standart

Muammâ oldun artık hiç çözülmeyecek vüsatta karmaşık,

Var mıydın, yok muydun; masal mı, gerçek miydin ?

Bir cevap olmadın hiç gönlümün ısrar yüklü suallerine…

İmâların ile bulunduğun itiraflarına ise ben hiç itibâr etmedim;

Sarahât istemek anamın ak sütü kadar hakkım idi beni sevdiysen şâyet ?..

Bir fâsit daireye dönmüş, tekrarın tekrarı olmuştu yazışmalarımız,

Benim satırlar dolusu duygularıma sen sadece şükran bildirdin;

Tek kelime ya da cümlelik klişe teşekkür beyanlarıyla…

Demek ki fuzûli şâgil idim hayatında, belki de bir ayak bağı,

Demek ki ısrâr beni de senin kadar bizâr etmişti;

Demek ki aynı akortta değilse gönül tellerimiz,

Bitmeliydi bu senfoni demek ki…

 

18 Nisan 2016- Çengelköy

 

BELKİ DE …

Standart

Erişilmez yakınlıkları kovuyordu yalnızlığımız;

Erişilmiş uzaklılar içinde birlikteliğimizde.

Bir sırr-ı kâdimde tomarla dürülen alışkanlığımız,

Nice nedâmet dolusu yığınlar oldu hep elimizde…

***

Tecelli ederdi beklediğimiz o hayâl mevsimleri ,

Bir esinti girdabında bağrımıza bir bir dökülerek.

Zaman sarartacak özlemle baktığım soluk resimleri

Seneler içinde daha da çok yıpratacak öpülerek…

*** 

Gelmesin, ne çıkar bu fânî dünyada vuslat vakitleri;

Ukbânın sonsuzluğunda kalır murâd varoluşumuza.

Oyalasa da bizi ümidin o sabırsız gel-gitleri;

Müjdedir belki de ötelerde yeniden doğuşumuza …

 

 

17 Nisan 2016